Eyl 072010
 

U2 360 İstanbul Konseri - Atatürk Olimpiyat Stadı - Fotoğraf: Hurriyet.com.tr

Sen yoldasın
Fakat nereye gideceğin belli değil
Çamurun içindesin
Hayalgücünün labirenti içerisinde

Bu kenti seversin
Hatta işler iyi gitmese bile
Sen kentin heryerindesin
Kent, senin heryerinde

Güzel bir gün
Geçip gitmesine izin verme
Güzel bir gün

Dokun bana
Al beni öbür tarafa
Öğret bana
Umutsuz vaka olmadığımın farkındayım

Gör dünyayı, yeşil ve maviler içerisinde
Gör çin’i, tam da önündeki
Gör kanyonları, bulutla bölünmüş
Gör tuna kuşlarını, gökyüzünü süpüren
Gör gecede ışıldayan bedevi ateşini
Gör petrol kuyusunun ilk ışığını
Ve gör ağzında yaprak taşıyan kuşu

Tüm renkler geçip gitmeden…”

U2 – “Beautiful Day” den.

Gelmiş geçmiş en büyük rock gruplarından biri olarak anılan 145 milyonun üstünde albüm satışına ulaşan 30 yıllık grup U2’nun 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da Atatürk Olimpiyat Stadında verdiği konser öncesi gerek daha öncesinde başka ülkelerde 360 deneyimlerini paylaşayan medyada, gerek sosyal medyada önemli oranda etkisi oldu.  Konser alanı olan stadın uzaklığı , hem varış hem dönüş anlamında trafik çilesi , havanın yağmurlu olması gibi etkenler nedeniyle konsere gelmesi beklenen 100 bin kişi yerine 50 bin civarında kişi U2’nun ilk defa verdiği bu konsere iştirak etti.

Bu haberler sayesinde Japonya’dan İran’a, Brezilya’dan Güney Afrika’ya yaklaşık 29 ülkeden 10 bin kişi ise yurtdışından gelerek izleyeceğini, Türkiye’den alınan ilk biletin ise Ağrı’dan bir hayran tarafından alındığını öğrendiğimiz konserin bilet fiyatları ise Avrupa Kültür Başkenti fonunun yardımlarıyla U2’nun şu ana kadar 2 milyon kişinin izlediği  tahmin edilen Avrupa konserlerindeki bilet  fiyatlarından daha az bir fiyata sunuldu. Sahnenin sağ ve sol yanındaki “red zone” olarak adlandırılan bölümün biletlerinin tanesi 500 TL’den satılarak Bono’nun 3. Dünya ülkelerinin borçlarının silinmesi ile birlikte mücadele verdiği diğer alanlardan biri olan AIDS için harcanacağı söylendi.

U2 - İstanbul - Boğaz Köprüsü - Crossing The Bosphorus Bridge

Konser öncesi ise Bono’nun siyasilerle görüşmeleri ve Boğaz Köprüsü’nden geçmesi ile ilgili bir çok haber ve yorum ile bir kısım kitlenin de gündemi bu kadar meşgul etmemesi görüşü ve referandumun siyasi malzemesi olarak kendini kullandırdığı eleştirileri oluştu.

Enstrümanlarının değerinin 150 milyon doları bulduğu, 390 tonluk tur eşyalarının 130 Tır’la taşındığı, sahne kurulumunda 600 kişinin çalıştığı ve de 360 derece dönebilen ve devasa bir görüntü sergilenen kimine göre modern bir sanat eseri kıvamındaki 64 m yükselikliğe ulaşan  “Claw”(Pençe) adı verilen dev sahnenin üzerindeki1 milyon parçadan oluşan LED paneller ile bu konseri hazırlamak günlüğü 40 bin TL’ye kiralanan Atatürk Olimpiyat Stadı’nda konuçlanan konser ekibinin 10 gününü aldı. Tüm bu emeklerin karşılığında 2005’teki turnesinden aldığı 389 milyon dolarlık gelirin yanında bu konserin bilet geliri 15 milyon TL oldu. Bir çok izleyici ile beraber konserin neden merkezi bir stadda olmadığına dair bilgiyi de konser bittikten sonraki günlerde öğrenmiş olduk: Hem hazırlanan sahne düzeneği İnönü vee Fenerbahçe Stadı’na seyirciyle beraber sığacak imkanı sunmuyordu, hem de bu tırların stada giriş açısından en uygun stad Atatürk Olimpiyat Stadı idi.

Rüzgarlı ve yağmurlu bir havada, Atatürk Olimpiyat Stadı’na gelindiğinde bahsi geçen tırların park görüntülerine tanıklık ederek girdiğimiz uzun bir kuyruk sonrası, saha içine doğru yürürken, referandum için “Hayır” diyen aktivistlerin broşürlerini de alarak beklemeye koyulduğumuz konser başlamadan önce, ön grup olarak sahne alan Snow Patrol’un müziğiyle de daha detaylı bir şekilde tanışmış oldum. Kendileri her ne kadar iftar vaktini ve trafikte takılanların konsere gelmelerini bekleyerek, U2 konserini 22.00’da başlatacak olsa da bir çok yerli ve yabancı izleyici, çoktan yiyeceklerini ve biralarını almış ve ön sıralarda yer kapma telaşına kapılmıştı. Snow Patrol ‘ın şairene sözleriyle dolu şarkılarını dinlerken, bu mini konser süresince, hem mütevazı ve sempatik duruşuyla, hem U2 konserini izlemenin ayrıcalıklı olduğunu belirten ifadeleriyle, hem de müziğiyle ben de dahil olmak üzere bir kısım izleyicilerin U2 müzikalitesinden daha iyi bir grup dinlediğimizi düşündük.

U2 360 İstanbul Konseri - Atatürk Olimpiyat Stadı - Fotoğraf: Hurriyet.com.tr

Ardından stadın beyaz ışıkları altında uzun ve yorucu bir bekleyişin ardından 22:00’da U2, “Return of the Stringray” şarkısıyla “İstanbul’a Hoşgeldik girişi” yaptılar. Ardından “Beatiful Day” ile konsere başladığında düşündüğüm ise Eric Clapton, Metallica, Massive Attack, Ramstein konserlerindeki müzikaliteyi kıyaslamaya bile imkan tanımayan en önemli şeyin devasa LED ışıkların yarattığı etki idi. O sahnenin içine hangi grubu koyarsanız koyun doping etkisi yaratacağı aşikar olan örümcek olarak da adlandırılan sahneye ritmi yüksek U2 parçaları için seyirciyle bütünleşme, mimiklerini görebilme imkanı tanıyan 2 köprünün de etkisi büyüktür.

Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın kendisine geçen yıl verdiği “Boğaz Köprüsü’nde yürüme iznine dair” verdiği sözü tutması neticesinde sahneden kendisine teşekkür etmesi ile ıslıkların ve yuhalamaların artmasına imkan tanımadan konuyu geçiştirme ihtiyacı hisseden Bono’nun , aynı zamanda bir siyasetçi olan sanatçı Zülfü Livaneli ile ‘Mothers of the dissappeared’ şarkıyla yaptığı düet sonrası “Yiğidim Aslanım” diyen bir çok U2 severin olmasıyla da tatlıya bağlandı denebilir. Bunun dışında ‘One’, ‘With Or Without You’, ‘Where The Streets Have No Name’, “In a little while” “Ultra Violet”, ‘Sunday Bloody Sunday’ gibi şarklarını da dinlediğimiz U2 için her daim gözler dev LED ekranlardan takip etme seyri ise konserin niye izlenmesi gerektiğinin ve hatta izlemeyenlerin niye pişmanlık duyması gerektiğinin en önemli aktörüydü.

U2 ise Band Aid, Live Aid ,Live 8 ,EDUN gibi projelerininin uzantısı olarak, konserde Dünya Barışı, İsrail ve Amerika’nın savaş politikalarına karşı mücadele ettiğini LED ekrana yansıttığı ışıklı yazılar ve sözleriyle devam ettiğini belirtirken, “Walk on” adlı şarkılarının adandığı Myanmar’lı(Eski Burma) pasifist lider ve insan hakları savunucusu  Ang san su ci’nin dikenli tele sarılmış mum logolarıyla anılmasına imkan tanıyan ve destek isteyen bir grup olarak kimine göre tetiklediği merciler açısından çok önemli işler başardığı, kimine göre de bu işi abarttığı düşünülse de biz sadece sahne performansı olarak bakarsak, gördüğümün samimiyetten uzak, herşeyin yapay olduğu izlenimi aldığım, Bono’nun empati kredisi almak için önceden tasarlandığı çok belli olan vücut hareketleri ve mimiklerine bakarak, eminim bir çok izleyici, Metallica’nın İnönü Stadyumu konserindeki “ruhu” aramıştır.

U2 360 İstanbul Konseri  - Atatürk Olimpiyat Stadı

Atatürk Olimpiyat Stadı’nın konser sonrası izdihamı içinse söyleyeceklerim şunlar: konser organizatörleri ve güvenlik şirketleri birilerinin ezilmediği için kendilerini şanslı saymalılar. Hem konser çıkış alanlarının şişe ağzı şeklinde olarak tertiplenmesi, hem de trafiğe ulaşılacak yol katedilirken yönlendirici levhalardan uzak olması açısından, bu konudaki kendileri hakkındaki olumsuz görüşlerin çoğuna katılmaktayım. Zira bir çok insanın trafiğe takılmasına, tıkamasına ve uzun saatler boyunca staddan çıkamamasına neden oldular.

U2 360 İstanbul Konseri - Atatürk Olimpiyat Stadı Konser Çıkışı

Sahne içi açısından konser ile ilgili çektiğim videoları merak edenler ise aşağıdan izleyebilirler:











If you enjoyed this post, please consider leaving a comment or subscribing to the RSS feed to have future articles delivered to your feed reader.

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)

Kapat