Tem 192018
 

Yeni araştırmalar, bilimin popülerleşmesine büyük katkı sağlayan Carl Sagan’ın söylediğini teyit ediyor: İnsanlar gerçekten “yıldız elementlerinden” oluşuyor – ve artık insanoğlunun elinde bunu ispat edecek haritalar var.

IBTimes’da ve Gizmodo’da yer alan habere göre, New Mexico’daki Sloan Sayısal Gökyüzü Araştırması(SDSS) bölümünde çalışan bir grup astronom, Samanyolu Galaksisi boyunca yaklaşık 150 bin yıldızın bileşimini analiz etmek için APOGEE(Apache Point Observotary Galaktik Evrim Deneyi) spektografını kullandı. Ekip, yıldızların her birinde karbon, hidrojen, azot, oksijen, fosfor ve sülfür olmak üzere “CHNOPS” elementleri miktarını kataloglamış ve galaksideki bu yaşam yapı taşlarının prevalansını(yayılma durumunu) çizmişti.

IBTimes’da ve Gizmodo’da yer alan habere göre, New Mexico’daki Sloan Sayısal Gökyüzü Araştırması(SDSS) bölümünde çalışan bir grup astronom, Samanyolu Galaksisi boyunca yaklaşık 150 bin yıldızın bileşimini analiz etmek için APOGEE(Apache Point Observotary Galaktik Evrim Deneyi) spektografını kullandı. Ekip, yıldızların her birinde karbon, hidrojen, azot, oksijen, fosfor ve sülfür olmak üzere “CHNOPS” elementleri miktarını kataloglamış ve galaksideki bu yaşam yapı taşlarının prevalansını(yayılma durumunu) çizmişti.

APOGEE, Samanyolu Galaksimizdek tozları, kızılötesi dalga boylarını kullanarak görebilir. Bu sayede çok geniş bir dalga boyu aralığını daha ayrıntılı olarak gözlemleyebilir.

SDSS basın bülteninde yer alan açıklamada “Bu alet, elektromanyetik spektrumun yakın-kızılötesi kısmında ışığı toplar ve bir prizmada olduğu gibi, yıldızların atmosferlerinde farklı elementlerin işaretlerini ortaya çıkartmak için onu dağıtır. APOGEE tarafından araştırılan yaklaşık 200.000 yıldızın bir kısmı, potansiyel olarak dünya benzeri gezegenleri bulmak üzere tasarlanan NASA Kepler misyonunun hedeflediği yıldız örnekleri ile örtüşüyor. Günümüzde sunulan araştırma, kayalık gezegen barındırılmasına dair kanıtlar sunan ve APOGEE tarafından araştırılmış 90 Kepler yıldızına odaklanmaktadır” diyor.

Araştırmacılar, Samanyolu Galaksisi merkezinin CHNOPS elementlerinin en bol olduğu bölge olduğunu keşfetti. Ancak, belki de araştırmayı daha da ilginç kılan unsur, birçok yıldızın arasında dağılmış halde bulunan bu çok önemli elementlerin aynı zamanda vücudumuz kütlesinin %97’sini oluşturmasıdır.

Başka bir deyişle, tam anlamıyla hepimiz “yıldızların çocuklarıyız!”

Araştırmanın kendimiz hakkında daha fazla bilgi edinmemize yardımcı olmasına ek olarak, bu yeni harita bizi, Dünya’nın ötesinde gerçekleşen geçmiş ve gelecekteki yaşama doğru yönlendirebilir.

Ohio State Üniversitesi’nden Jennifer Johnson “İnsan vücudunda bulunan yüzlerce binlerce yıldız arasında bulunan tüm önemli elementleri şimdi Samanyolu haritasını altına almamız inanılmaz bir insan hikayesi oluşturuyor. Bu bize, galaksimizdeki gerekli elementlere sahip yaşamın nerede ve ne zaman bir tür “geçici Galaktik yaşanabilir bölge” evrimi sağlayabileceğine dair yer kısıtlaması yapmamıza izin veriyor.” diyor.

Çeviri: Reha BAŞOĞUL

Orjinal: https://www.sozcu.com.tr/2017/dunya/150-bin-yildiz-analiz-edildi-insan-vucudunun-yuzde-97si-yildiz-tozundan-olusuyor-1627668/

If you enjoyed this post, please consider leaving a comment or subscribing to the RSS feed to have future articles delivered to your feed reader.

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)

Kapat