Mar 192009
 

hurriyetemlak_kiralik_konut_aramalari1

600.000’in üzerinde ilanıyla Türkiye’nin en çok emlak ilanı çeşitliliğine sahip lider emlak portalı Hürriyet Emlak sitesini her ay 1 milyon kişi ziyaret ediyor. İlan arayan kullanıcılar, ayda 4 milyon ilan arama yapıyor ve toplamda 18 milyon ilan gösterilerek ilgilisiyle buluşmuş oluyor ve kullanıcılar her bir ilanı incelemek için ortalama 40 saniye harcıyor. Bunun sonucunda arz edilen ilanlar itinayla analiz edilip, şimdiden son 3 senenin verileriyle Emlak Yatırım Sektörüne  yeni bir soluk ve bakış açısı getiren Hürriyet Emlak Endeksi oluşurken, diğer yandan “Aranan ilanlar hangi coğrafi bölgede yoğunlaşıyor?” sorusuna cevap bulmak için site aramalarındaki istatistiki veriler dikkate alınıyor.

Bu veriler çerçevesinde; 15 Ekim 2008- 15 Mart 2009 tarihleri arasında kullanıcılar,  hurriyetemlak.com’da kiralık/satılık konut, satılık/kiralık işyeri ve satılık turistik işletme kategorilerini seçerek yaptığı aramalarda en çok hangi bölgede ilan aradığını sadece İstanbul’un semtleri özelinde paylaşayayım istedim. Aşağıdaki tablolalardan talep yoğunluğu oluşan kategorisine göre ilk 10 semti görebilir ve konuyla ilgili Hürriyet Emlak Yaşam haberlerinde yer verilen “Ev almak isteyenlerin son gözdesi: Ataşehir” başlıklı haber yorumuna buradan ulaşabilirsiniz. 

Hürriyet Emlak Satılık Konut AramalarıHürriyet Emlak Satılık İşyeri AramalarıHürriyet Emlak Kiralık İşyeri AramalarıHürriyet Emlak Satılık Turistik İşletme Aramaları

Mar 192009
 

 

matrix

Minority Report ve The Matrix Trilogy’ de senaryonun mantıklı ilerlemesindeki ana alterlerden birisi olan kahinlere karşı, inanca dayalı sorgulamalarımızın altında yatan felsefe ve matematik konusudur. Fizikçi William Newcomb’un ortaya attığı bu paradoksa göre; kehanetlerine çok güvendiğiniz bir varlık (kısaca kahin diyelim) size bir oyun önerir.  Önünüze iki kutu koyar. kutuların ilki şeffaftır ve içinde bir altın vardır. Diğer kutunun içini göremezsiniz ama içinde ya bir kese altın vardır ya da hiçbirşey yoktur.  Size önerilen seçenekler şunlardır: 

– ya şeffaf olmayan kutuyu alacaksınız 

– ya da iki kutuyu birden alacaksınız 

Fakat kahin, eğer sizin şeffaf kutuyu almadan ikinci kutuyu alacağınızı tahmin ettiyse, o kutuya bir kese altını koyacak ama her iki kutuyu alacağınızı kestirebilirse, bir kese altını ikinci kutuya koymayacaktır. Siz seçiminizi, kahinin kehanetine göre kutuları ayarladıktan sonra yapacaksınız. kutuların tamamı mı bir tanesi mi? Özetle mevzusu bu olan paradoksta felsefecilerin iddiası; kahin yerine, çok uzun zamandır sizi tanıyan bir arkadaşınızı- sevgilini koy, bak bakalım durum değişecek mi? sorusuna karşılık verilen cevabın, değişeceği yönünde olma iddiasıdır. 

Bir yandan oyun teorisinin de konusu olan bu paradoks, reklam vaatlerini verirken, direk pazarlamada, ekonomide, şeyh, üfürükçü, kırıkçı çıkıkçı, reiki, ilaç, tavsiyeleri, the secret argümanları, yöneticilerin geleceğe dair motivasyon vaatleri gibi bir çok ikili ilişkideki ikna gerektiren durumlarda, farkında olmadan yaptıkları iletişim türünün örtülü gerçeğini yansıtan paradokstur da aynı zamanda.

Mar 192009
 

olmez-agacin-pesindeArtun Ünsal’ın, zeytinyağı ve zeytinyağı kültürü hakkında, mitolojik, dini, resmi, gayrı resmi tarihine girip, bir zeytini toplamak için gereken – örneğin dalla onu vurmak zeytinyağının kalitesini düşürür, elle toplamak lazım gibi- tiyoları verdiği, diğer yandan Türkiye’de zeytin yetiştiriciliğinin , zeytinyağı firmalarının tarihini de aktaran, edebiyatta zeytin ağacının, zeytinin, zeytinyağının örneklerini verip, içine de didaktik de görünebilecek fotoğraflar ve resimler koyduğu harika kitabıdır.

Mar 182009
 

enormo blog

Ekim 2008’de properazzi.com adresini bırakıp yeni bir markalaşmayla hareketli günler yaşayan ve 7 milyon ilanı ve ayda 4,5 milyon kullanıcısıyla uluslarası online emlak ilanı sitesi enormo.com, Türkiye ile beraber 17 farklı domain altında hizmet vererek yayılım stratejisine devam ederken, bununla da kalmadı: Yeni sosyal ağ hareketlerinde de kendini göstermeye başladı: İlk etapta lokalleşme stratejisine binaen İngiltere ayağı için http://community.enormo.co.uk/blog/ ve Amerika ayağı için ise http://community.enormo.com/blog/ adresinden yayına başlayan Enormo, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda da sosyal kitlesini blog yoluyla oluşturma peşinde. http://twitter.com/enormo_uk adresinde de 500 takipçisi bulunan Enormo, Facebook’ta da kendi için bir sayfa yaratmış. ve şimdiden 76 hayrana sahip. Bu şekilde emlak acentalarıyla içiçe ve geribildirimi bol bir şekilde irtibat halinde olmaya başlayan enormo’nun site kullanımına dair ayrıca Youtube video paylaşım sitesinde  videoları ve Slideshare sunum paylaşım sitesinde de sunumları mevcut.

enormo1

Mar 182009
 

erotikEstetik eleştirmeni kimliğiyle, Alexandrian’ın, “erotik olan herşey, bazı fazlalıklarla birlikte, zorunlu olarak pornografiktir.” düşüncesini yansıtan, erotik edebiyatı kullanan yazarlara dair seçkilerinde yer alan dönemin şartlarına göre de incelediği naif araştırma kitabı… Örneğin De Sade’ın, pornografik düşünceleri bağlamında erotik olduğunu ve bu yüzden de romantik olduğunu görüşüne de yer veren, vaazsal ve acının getirdiği ya da varoluşsal aşk, platonik erotizm gibi düşüncelerine de yelken açtığını belirtmekte fayda var.

Mar 182009
 

İçinde Paul Evdokimov gibi teolog, Bertrand Russell gibi bir düşünürün, Clellan s Ford gibi antropolog’un bulunduğu bilimadamlarının antik çağda, mitolojide, klanlarda, kabilelerde, ortaçağda, günümüzde, değişik açılardan romanesk aşk, cinselliğin evrimi, kültürlerarası farklılıkları, anaerkil aile kavramı gibi konularda ferman verdikleri makalelerin derlendiği kitabın ismidir. Russell’ın romanesk aşk adlı makalesi beni tatmin etmese de, özellikle Paul Evdokimov okuma zevki aşılayacak kadar hakkını verecek şekilde güncel aşk tanımı altında yaşanan erotizm furyasında iktidarsızlık, kontrolsüz ve hastalıklı üreme, yığınlaşmış kollektif erotizm noktalarında doğru, haklı ve lafı gediğine koyan tespitleri vardır ki “fuara konmuş erotizm” tabiriyle demek istediğini özetlemem mümkündür herhalde.

Mar 182009
 

tembellik-hakki

Ünlü isyankar, anarşist, düşünür ve bu kitaptaki düşünceleri nedeniyle intiharı şaşırtmayan Paul Lafargue’ün, çalışmanın aslında işçinin bireysel ve toplumsal felaketine yol açan bir eylem olduğunu, bireysel ve toplumsal yoksunlukların nedeninin de kapitalist ahlak ve ekonomi olduğunu uzun uzun anlatan kitap. Lafargue , çalışan sınıfların doğal içgüdülerine tembellik hakkını ilan etmelerini, günde üç saatten fazla çalışmamalarını, geri kalan zamanını tembellik yaparak geçirmelerini önerdiği bu kitap, tam da tatilde okuyarak aklıma uymakla iyi ettiğimi düşündüren, tatil dışında okunursa adamı Lafargue’nın gittiği yola sürükleyebilece kadar ‘ah vah ne işim var bu dünyada’ dedirtecek güce ulaştırma potansiyeli mevcuttur.

Mar 182009
 

medya ve serbest zaman

İletişimbilimci Dr. Filiz Aydoğan’ın bana serbest zamanlarımdan biri olan tatilimde okuttuğu kitap, çoğu insan tarafından bizi biz yapan ‘serbest zaman’ olgusu , toplumları, zamanı, ekonomiyi, kültürü, dinsel gelişimleri nasıl etkiliyor sorusuna tatmin edici boyutta cevap veriyor. Kitap, modern dünya ile antik dünya arasındaki köprülere bakarak, serbest zamanın tarihsel gelişiminden sizi alıyor, çalışma hayatının başlamasına kadar, toprak, av, rönesans, sanayi devrimi, makineleşme gibi farkındalık düzeyimize saplanan mihenk taşlarını kaldırıp altında yatanları sunuyor. Haliyle püriten ahlaktan hazcı etiğe geçişimizin zor olmadığına, insanın içsel zevklerini nasıl tatmin ettiğine dair edimsel koşullanmaya örnek olacak nitellikte ‘insan’ı da tartmıyor ve mercek altında kobay muamelesi çekmiyor değil.  Psikolojik olarak önem verdiğim ve iş yaşamında da etkin kullanımlarını gördüğüm kısım ise bir kaçış olarak serbest zamanın insan tarafından kullanımı. Burada anlam arayışında bulunduğum detay ise toplumsal yabancılaşmanın serbest zaman kullanımını tetiklemesi ve haliyle tüketime olan etkisi. İnsan kaynakları, internet, halkla ilişkiler , reklam, pazarlama ve psikoloji ile ilgili sektörlerde çalışanların mutlaka edinmesi gerektiğini düşündüğüm bir çalışma olmuş.

Mar 172009
 

 

olbers

Karanlıklar Prensi Edgar Allan Poe’nun da ilgilendiği ve “eureka” denemesinde”; yıldızların sayısı sonsuz olsaydı, gökyüzünün her yanı eşit derecede parlak, yani gökyüzünün her noktasında bir yıldız olurdu. oysa, gökyüzüne teleskoplarla baktığımızda, hiçbir ışığın gelmediği boş bölgeler görebiliyoruz. bu bölgeler, henüz ışığın bize ulaşamadığı yerlerdir.” diyerek getirdiği isabetli bir yaklaşımla astronomların, “gökyüzünde yalnız gezen bu kadar yıldız varken neden allahım onların bu kadar ışığıyla evren bu kadar karanlık?”türünde bir soruyla anılan bu paradoksun çözümü karşısında ilgisinin çekildiği paradokstur. 

Astronomik anlamdan bakıp basitçe özetlersek ise; “eğer sonsuz galaksi varsa ve bunlarda sonsuz ışık kaynağı ise, bizim gökyüzünü her an çok parlak görmemiz gerekir” diyen ve Paul Wesson tarafından çözülmüş paradoks.. Diğer yandan bu çözüme ulaşılmadan da “Charlier nin silsile teorisi” doğruysa ortadan teorik olarak kalkabileceği düşünülmüş paradoks.. Artık uzay öklit uzayı(uzayda maddenin olduğunun ispatlanmasından dolayı) olmadığı için ve sonsuz bir öklit uzayında, sonsuz sayıda yıldız yahut galaksi olabildiğinden ötürü ve statik dağılıma ihtiyaç duyduğundan dolayı, sonsuz galaksinin ve ışık kaynağının olmaması gerekir..Evrenin genişlemesi keşfiyle beraber, ışık kaynağı 2 kat azalmaktadır ki statik evrende gökyüzünün çok karanlık olması gerekir…Haliyle bu da Olbers Paradoksunu çözer niteliktedir.

Mar 172009
 

Sigmund Freud’un Espri Sanatı adlı kitabından aldığım notlarım dahilinde alıntılayacağım bazı tanımları vermek bu konu hakkında iyi bir başlangıç olacaktır. 

– Jean Paul Richter’e göre, ” özgürlük nükteyi, nükte özgürlüğü üretir.”, ” nükte, sadece bir fikirler oyunudur.” 

– Thedore Vischer’e dilinden “ailelerin hoşlanmadıkları evlilikleri sağlamlaştırmaktan hoşlanır nükte…” 

– Theodore Lipps’in tanımlamasına göre nükte; “kesinlikle öznel olan gülünç”, ” kendi içimizde doğurduğumuz, eylemimizin bir parçası ve tamamlayıcısı olan gülünç, önünde istesek de aslen nesne olarak değil , üstün bir özne olarak davrandığımız bir gülünçtür.” 

– Emil Kraepelin’ e göre nükte, “karşıt iki tasarımın bileşimi, zorunlu bağlantısıdır.” 

Ayrıca Jean Paul Richter’in, Hamlet’ten nükte için alıntıladığı tanım, ” özlük, kısalık nüktenin bedenidir, ruhudur, özlülük nüktenin ta kendisidir.” 

 

ve bazı nükte örnekleri; 

– “insan ömrü iki bölümdür, birinci bölüm ikincisine, ikinci bölüm de birincisine özlemle geçer.” 

– “karımız şemsiye gibidir, her şeye rağmen sonunda dolmuşa bineriz.”

Mar 172009
 

laing_rd
Antipsikiyatri kuramcısı olarak anılan Laing, daha sonraları görüşleri kuantum kimyasındaki tartışmalara da referans olmuş ve de yaptığı terapilerde kişinin psikolojik problemlerini dış dünyanın hastalıklı olmasına bir şekilde bağlayıp, hastayı hasta olma halinden “bir nevi” kurtardığı ya da akladığı telkinlere mazhar olmuş kişidir de. “Delilik her zaman kişiliğin çökmesi olarak anlaşılmak zorunda değil, bir atılım olarak da düşünülebilir. Tutsaklık ve varoluşçu ölüm olduğu kadar, özgürleşme ve yeniden doğuşun da tohumlarını taşıyor olabilir…” diyerek şizofreni gibi hastalıklara ‘ontolojik güvensizlik’ diyen bir tavrı benimsemiştir. “Bölünmüş Benlik” adındaki kitabı kabalcı’nın Beşiktaş şubesinde kolay bir rafta alınması adına halen sergilenmektedir.

Ayrıca ve çoğu insanın hemen hatırlayacağı üzere ; “Hayat cinsel ilişki yoluyla bulaşan ölümcül bir hastalıktır.” şeklinde ifade ettiği eşsiz bir metaforik sözüm de sahibidir.

Mar 172009
 

waltersmaputopia500x380

Thomas Moore’un İngiltere’nin kaotik savaş ortamında öykünmesidir ve Platon’un Devlet’i ile benzerlik gösterir. Tasarlanan dünyada her birinden 6000 ailenin yaşadığı 54 şehir vardır. Her aile, en az 10 en çok 16 yetişkinden ve sayısı sınırlanmamış çocuklardan oluşur. Köleler mevcuttur, ama bunun dışındaki herkes eşittir. özel mülkiyet ve toplumsal sınıflandırma yoktur. Devletin temel görevi, yurttaş mutluluğunu sağlamaktır. Ütopyalılar özel mülkiyeti yok etmekle, hırsızlık ve çatışmaların nedenini de yok ettiğini düşünür. Mal ve mülkte zenginliği ve zenginliğe değer vermeyi küçümserler. Her ailenin bir evi olsa da belli bir süre içinde, yine kura ile bu evler değişir. Çalışma saati 6 ile sınırlandırılmıştır. Üretime katılmak değil, katılmamak imkansızdır.. Ağır işlerin kölelere yaptırılması dışında en ağır işler,- mesela tarım gibi- 2 yıl boyunca zorunlu hizmet olarak herkes tarafından yapılır. Gerekli şeylerin üretimi olmalıdır. Lüks yasaktır ve üretilen herşey toplumun malıdır. Para geçmez ancak sadece altın vb gibi madenler dışilişkiler için kullanıma açılır. Sehir yapısında özerklik mevcuttur. Yasalar, meclis sistemiyle yürütme, yargı kısımlarını halleder. zorunlu askerlik ve sürekli ordu yoktur. Gönüllü sistemi hakimdir. Boşanma, sadece bir kereye mahsus vardır ki bu da aileye duyulan önemi arzeder. Yalnızca bakamayacakları kadar çocuk yapan aileler, çocuğu olmayanlara vermeye zorlanırlar.. İnanç özgürlüğü mevcuttur. Öteki dünya inancı da alttan alta halka sızdırılır. Olumlu ütopyalara her seferinde dahil edilmesi de içinde yaşamak adına ikna edememiştir bir çok kişiyi hayali olsa bile..

Mar 172009
 

images-screen_captures-s3e11_sawyer_hurley_ping_pongLineer bir süreç taşıması nedeniyle, internette facebook, ekşi sözlük ya da diğer forum tarzı yazışma sistemlerinin örnek olarak gösterileceği metefora verilen addır. Şöyle ki; herkes kendine ait bir rolle/rumuzla, bir mesaj atarak, sonrasında bu mesaja göre karşıdan gelen mesajın niteliğine göre tekrar mesaj yazmasıyla oluşan iletişim türüdür ki masa tenisindeki “oyun”un oynanması için, tarafların karşılıklı olarak her seferinde topa vurması gerekliliği, Davranışçıların pek sevdiği türden tetikleme yarattığı için tercih ettikleri bir yöntem olarak kullanılagelmiştir.

Mar 172009
 

Platon’un doğru ve yanlışın dışında üçüncü bir değere hüküm getirmesiyle algoritmik çözüm kümesini genişletmenin temelleri atılan, karar verme,optimizasyon teknikleri, nümerik analiz, yapay zeka, bilişim, yönetişim, halkla ilişkiler, iletişim, tüketici davranışları, genom projeleri gibi geniş bir kullanım alanı olan, Alev Alatlı’nın sık sık köşeyazılarında ve kitaplarında değindiği düşünce sistematiğidir. İlginç, yüksek maaşlı bir iş ve yolculuk süresi kısa olsun amacıyla bir seçim yapmanız gerektiğinde burdaki uygun işin seçim aralığı ‘saçaklı mantık’ sayesinde bulunur diyerek örneklendirebiliriz. Son zamanlardaki yeniliklere baktığımızda; el yazısını tanımada, webcam çalışma sistemlerinde, keza hareket sensörlü güvenlik ürünlerinde, metroların çalışma prensiplerinde, klima sistemlerinde ve daha nice nice örnekte görüldüğü gibi “saçaklı mantık hayat kurtarır !”