May 082006
 

Küller
Kısık sesle bir çığlık attım cihana
Ağlamaya başladım yalnızlıktan sonsuzluğa giden yolda
Gülücükler saçan hüzünlü palyaçoyu aradım gül bahçelerinde
Ama ızdırabın ölümü hepsinden acımasızdı

Kırık bir oku çıkardım gönlümde
Saf sütü kustum sonunda içimden
Olta attığım kırmızıya beyaz bulaştırdım.
Günleri afaroz ettim mağaralarda

bir kılıç aldım elime
ve biçtim sazlıkları
ölümle burun buruna gelenleri
kafasını kopararak kurtardım

İşte gücün adını koyan sen
Bana verdiğin gözleri
bu uğurda akıttım
Kanımı şerefine kaynattım

Sisin kokusunu
Yaramın tuzunu sevdim
İliklerimdeki soğukluğunu
Kalbimdeki deriyle sakladım

Ellerim yüzüne değdiği her an
Bİr filizin yandığını gördüm
Seni yoketmek isterken
Köpeklerini besledim

O bebekleri arıtan bir kase biliyorum
Yünle kaplanan bir elbise
ÇArşafla kaplanan bir alın
Bunlar benim sana hediyem olsun.

Ancak,
Bilmelisinki
Bu savaş benim değil
Herkesin
Ama Sen beni ilk sıralardan tanıyacaksın

Ve son sıraya geldiğinde adımı anacaksın.

Reha Başoğul

If you enjoyed this post, please consider leaving a comment or subscribing to the RSS feed to have future articles delivered to your feed reader.

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)

Kapat